Sosyal Bilimler Enstitüsü Diğer Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe A unique perspective on Rogers’ diffusion of innovations theory through the lens of the “Her” movie(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2025) Dilek Bozkurt, ArzanThis article examines the rapid growth and diffusion of artificial intelligence (AI) using Rogers’ Diffusion of Innovations Theory emphasizing the importance of understanding AI’s philosophical aspects for better integration into human life. It starts with John Searle’s critique of “Strong AI,” addressing AI’s understanding of the human mind, consciousness, emotional intelligence, and creativity. The article also explores how society accepts AI technology, with a focus on its portrayal in films like Her, which reflect technological progress and spark philosophical debates. By analyzing these cinematic representations, the article evaluates how AI-themed films shape public perception and societal acceptance, using qualitative methods like audience reviews, surveys, and social media analysis. The article aims to contribute to managing technological and social change and pave the way for future research.Öğe Family firms and innovation: Examining the role of management structure on R&D investment and outcomes(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2025) Özkara, Sena; Keleş Tayşir, NurgülThis study investigates the effect of managerial structure—specifically, only-family-managed, mixed-managed (involving family members and external managers), and external-managed—on innovation inputs and outputs in family firms. Based on four years of panel data from the Mannheim Innovation Panel (MIP) and investigates how managerial structures influence innovation inputs, covering total innovation expenditure and R&D expenditure, as well as innovation outputs like revenue from new or improved products and market novelties. Decker and Günther (2017) have conducted research on the relationship between management and innovation in family firms. However, this study extends this work by integrating both Socio-Emotional Wealth (SEW) theory and Agency Theory. Moreover, it provides a comprehensive view of how different governance structures in family firms affect innovation in time.It provides insights into innovation inputs and outputs across multiple sectors, highlighting the role of family dynamics and control in driving these outcomes. Finally, the study contributes to the existing literature by providing both theoretical and empirical evidence on the relationship between governance structures and innovation performance, emphasizing the unique characteristics of family firms.Öğe Türkiye’de kadın hazır giyim sektörünün ithalat ve ihracat dengesinin incelenmesi ve değerlendirilmesi(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Usluoğlu, Selma; Köksal, CihatBu çalışma, Türkiye'deki kadın hazır giyim sektörünün dış ticaret üzerindeki etkisini incelemektedir. Özellikle, kadın hazır giyim ürünlerinin ithalat ve ihracat dengesinin ülkenin genel dış ticaret performansı üzerindeki rolü ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, kadın hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisine olan yansımalarını ve bu yansımaların makroekonomik göstergelere etkilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, ekonometrik analiz yöntemi kullanılarak, Türkiye'nin genel ithalat ve ihracat değerleri bağımlı değişken olarak belirlenmiş, kadın hazır giyim sektörüne ait farklı GTIP kodları altında sınıflandırılmış ürünlerin ithalat ve ihracat değerleri ise bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Analiz sonucunda, kadın hazır giyim ürünlerinin ithalat ve ihracatının Türkiye’nin toplam dış ticaret dengesi üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmanın bulguları, kadın hazır giyim sektörünün Türkiye'nin genel ithalatı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda, kadın hazır giyim ihracatının da Türkiye'nin genel ihracatı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, kadın hazır giyim sektörünün ülke ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu ve sektörel politikaların bu doğrultuda geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sektörün sürdürülebilir büyümesi ve rekabet gücünün artırılması için ithalat ve ihracat dengesine yönelik stratejik önerilerin geliştirilmesi, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasında kritik bir rol oynayabilir.Öğe Yeşil ürün tüketimini etkileyen faktörler(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Nayır, Canan; Yıldırım, FigenSanayileşmeden dolayı son zamanlarda artan çevre kirliliği ve oluşan çevre tahribatları tüketicilerin çevre konusunda daha duyarlı olmalarını sağlamıştır. Tüketicileri bilinçli olmaya yönlendiren bu durum kullandıkları ürünlerin doğa dostu olmasına dikkat etmeye başlamışlardır. Yeşil Ürün, çevreyi kirletmeyen, doğal kaynakları tüketmeyen ya da en az kullanan, geri dönüştürülebilen, karbon ayak izini azaltan ya da sıfırlayan, azaltılmış ve ya sıfır plastik kullanılmış ürünler anlamına gelmektedir. Çevre bilinci bu şekilde artarken ve tüketicilerde artık çevre dostu ürünler ile ihtiyaç ve isteklerinin karşılanmasını talep ettikleri için Yeşil Pazarlama kavramı ortaya çıkmıştır. Bu kavram 1975 yılında ilk defa Amerikan Pazarlama Birliğinin Çevre ilgili düzenlediği konferansta konuşulmuştur. Bu çalışmada Yeşil ürün nedir?, Yeşil ürün tüketimini etkileyen faktörler ve Dünya’da ki ve Türkiye’de ki durumuna bakılması amaçlanmıştır.Öğe Denizyolu taşımacılığında ülkelerin rekabetçiliği ve bayrak çekmede seçim öncelikleri(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Fidan, Mustafa; Gürol, PınarUluslararası ticarette önemli bir paya sahip olan denizcilik sektöründeki gemilerin operasyona başlamadan önce yapılması gereken işlemlerden biri olan bayrak çekme işlemi, armatörler için büyük önem taşımaktadır. Bayrak çekme işlemiyle birlikte gemiler bir sicile sahip olmaktadır ve bu sicilde gemilerin sahiplik durumu, tescil tarihi, genel özellikleri ve diğer önemli bilgileri yer almaktadır. Gemi sicili, bankalara, gemi sahiplerine ve sigorta şirketlerine geminin yasal statüsü ve geçmişi hakkında bilgi sağlamaktadır. Bu siciller genellikle ülkelerin denizcilik otoriteleri tarafından yönetilmektedir. Bu çalışmada, denizyolu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren armatörlerin bayrak seçimini etkileyen faktörler ve Türkiye'nin bu alandaki rekabetçiliğinin ölçümlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için Michael Porter'ın geliştirdiği Elmas Modeli'ne göre bayrak seçim kriterleri belirlenecek. Belirlenen bu kriterler SWARA yöntemi kullanılarak önceliklendirilecek ve COPRAS yöntemiyle Türkiye'nin rekabetçi pazarında bulunan ülkeler değerlendirilecektir.Öğe Ulus devlet inşasında dil birliği çabalarının basındaki yansımaları: “Vatandaş Türkçe Konuş!” kampanyası(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Gülbak, Okan; Kaba, TuğçeBu çalışma, ulus devlet ve ulusal kimlik inşasında dil politikalarının basına yansımalarından hareketle 1930’lu yıllarda hayata geçirilmeye çalışılan “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyasının toplumsal izdüşümlerini, siyasi tarih bağlamında açıklamayı ve anlamlandırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla 1930’lu yıllarda Türk basınında yer bulan ve kampanyayı yansıtan haber ve başlıklara odaklanılarak açık erişimli gazete arşivleri taranmış ve nitel analiz yöntemlerinden tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda, toplam altı gazetede kampanya ile ilgili başlık ve haberlere 1934 yılı yoğunlukta olmak üzere 1930-1938 yılları arasında yer verildiği ve Musevilik/Yahudilik ile öğrenci gençler temaları altında toplandığı görülmüştür. Musevilik/Yahudilik teması altında bulunan haber ve başlıklar, takip edilen dil politikasının toplumsal düzeydeki yansımalarının toplumun tüm katmanlarından ziyade, esas itibariyle Yahudileri merkeze aldığını gösterirken; diğer tema ise söz konusu yansımalarda devletin dolaylı temsilciliğini gazeteler, köşe yazarları ve öğrenci gençler üzerinden yürüttüğünü ortaya çıkarmıştır. Elde edilen bulgulara göre dil birliği çabalarının yalnızca azınlıklar gibi toplumun belirli bir kesimine yönelik değil; aynı zamanda dili iyi konuşmaya eğilim göstermeyen ve yabancı sözcükler kullanmada ısrarcı olan toplumun tüm kesimlerine hitap ettiği saptanmıştır. Dolayısıyla “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyasının arzulanan vatandaş inşa etme sürecinde, yalnızca azınlıkları değil, tüm toplumu hedeflediği tespit edilmiştir.Öğe The effect of military expenditure on economic growth and environmental quality in Uganda(Istanbul Commerce University, 2024) Komba, Anthony LadisThis research aims to empirically investigate how military expenditure (ME) relates with economic growth (GDP) and environmental quality (CO2) in Uganda from 1990-2022 using a flexible autoregressive distributed lag (ARDL) model and Toda-Yamamoto Granger causality test. The results showed that in the long run, ME is positively related to GDP but the result is insignificant. However, in the long run, the effect of ME on CO2 is positive and statistically significant. Furthermore, the short run effect of ME on GDP is negative but insignificant while on CO2, the effect of ME is positive and significant. Additionally, the causality test results revealed a unidirectional causality running from ME to GDP and ME to CO2. Also, a bidirectional causality flows from population growth (PG) to GDP and CO2 while a unidirectional causality flows from gross capital formation (GCF) to GDP and CO2. From these results, Uganda policymakers should encourage military spending since it yields a positive effect on economic growth but should keep in mind of the environmental quality to align with Sustainable Development Goal 13. However, other sectors of the economy like education, agriculture should not be abandoned.Öğe The impact of leadership on the effective implementation of organizational change(Istanbul Commerce University, 2024) Saidykhan, Lamin W.; Keleş Tayşir, NurgülThe study investigates the influence of leaders’ behavior on the effective implementation of organizational change. ‘The study also examines ‘the mediating role of followers’ response to change and the moderating role of leaders’ behavior on followers’ dispositional resistance to change in the change process.’ Data was collected from 238 academic staff working in higher education institutions in the Gambia and analyzed with the help of SmartPLS 4.1.0.0 using partial least squares structural equation modeling (PLS-SEM).’ The results indicate a positive relationship between leaders’ behavior and change effectiveness. Furthermore, followers’ response to change mediates the relationship between leaders’ behavior and change effectiveness. ‘However, the results do not provide support for the moderating role of leaders’ behavior on the relationship between dispositional resistance to change’ and followers’ response to change.’ The article is concluded with implications and directions for future research.Öğe Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında idarenin takdir yetkisi(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Ümit, Ayşe İclal; Şensöz Malkoç, EbruBu makale, Türk vatandaşlığının evlilik yolu ile kazanılması sürecinde idareye tanınan takdir yetkisinin kapsamını ve sınırlarını incelemektedir. Türk Vatandaşlığı Kanunu, idareye geniş yetkiler tanıyarak, vatandaşlık başvurularının değerlendirilmesinde kamu yararı, milli güvenlik ve genel ahlak gibi unsurların göz önünde bulundurulmasını öngörmektedir. Bu çalışma, idarenin takdir yetkisini kullanırken hangi hukuki ilkeler ve prosedürler çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini analiz etmektedir. Makale, öncelikle vatandaşlık kavramını, ardından Türk vatandaşlığının kazanılması yollarından olan evlilik ile kazanım şeklini ve bu süreçte idarenin rolünü detaylandırmaktadır. İdarenin takdir yetkisi, hukuki belirlilik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.Öğe Türkiye’de siyasi iktidar ve mülteci odaklı sivil toplum(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Karaçay, Ayşem BirizBu çalışma, Türkiye'deki mülteci odaklı sivil toplum kuruluşlarının (STK'ların) siyasi iktidarla ilişkisini eleştirel ve liberal perspektiften inceleyerek, bu ilişkinin faaliyet alanlarına olan etkisini analiz etmektedir. 2011 yılı Nisan ayında Suriye’den gelen ilk kafileyle birlikte, Türkiye'nin uyguladığı açık kapı politikası, STK'ların Suriyeli mültecilerin temel ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir rol oynamıştır. Siyasi iktidarın güvenlik odaklı politikaları, göçün siyasallaşması, mülteci karşıtlığının artması ve 2023 yılında meydana gelen yıkıcı depremin de etkisiyle, “hak temelli STK'lar” daha çok baskı görmüş ve daha az görünür olmayı tercih etmişlerdir. Öte yandan, “insani yardıma odaklanan ihtiyaç temelli STK'lar”, hükümetle daha uyumlu ilişkiler geliştirmiş ve fon kaynaklarına daha kolay erişim sağlamışlardır. Çalışma, Suriye Savaşı’nın ardından STK faaliyetlerinin türünün (ihtiyaç temelli veya hak temelli) siyasi iktidarla olan ilişkilerini önemli ölçüde etkilediğini vurgulamaktadır.Öğe The impact of economic diplomacy on South Korea: A perspective on the Asia-Pacific region in the post-cold war erainvestigation(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Yavaş, İlayda Melike; Civelekoğlu, İlkeWith the Korean War between 1950 and 1953, the Peninsula got divided into two and furthermore, millions of people were killed during the war and half of the infrastructure was totally destroyed. President Park realized that the only way to compensate was to put aside the outdated Import Substitution Industrialization Model and implement the Export-Oriented Industrialization Model instead. Despite the obstacles, South Korea has become the agile-growing economy in the world with extraordinary economic achievements, even once one of the poorest countries. This study will argue that countries in the Asia-Pacific region act rationally, meaning they act in line with their economic interests and reflect upon their relative economic power that economic diplomacy relates to while conducting their economic relations, and they take positions relative to each other without considering them as "old enemies" or "new friends". Regional integration is preferred over the international and supranational organizations that have emerged through globalization or multilateral cooperation.Öğe 1980-2020 dönemi: Yaptırımların İran’ın uluslararası ticaretine etkileri(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Aghamohammadi, MahboubehBu çalışma, 1980-2020 Döneminde Uluslararası Yaptırımların İran İslam Cumhuriyeti Ticaretine Etkisini incelemektedir. Birleşmiş Milletler (BM), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) tarafından, uygulanan yaptırımlar, İran açısından ekonomik ve ticari etkilere sebep olmuştur. Çalışmanın amacı, yaptırımların İran üzerindeki ticari etkilerini, ihracat, ithalat ve ülkenin yıllık ekonomik büyümesi bağlamında tespit etmektedir. 1980-2020 dönemi için ihracat, ithalat ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) yıllık verileri kullanılarak durağanlık testleri (birim kök analizi) ve VAR modeli (vektör otoregresyon modeli) yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda yaptırımların petrol ihracat gelirlerini önemli ölçüde azalttığını ve bu durumun İran riyalinin değerinde ciddi bir düşüşe, bunun ardından enflasyon artışına ve üretim büyümesinin azalmasına yol açtığı görülmektedir.Öğe Savaşın değişen yapısı ve yeni nesil silah teknolojileri: Hipersonik silahlar üzerine bir inceleme(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Çevirme, Ayşe; Asal, Uğur YasinSilah teknolojisinin gelişimi, savaşın ilk çağlardan günümüze kadar ki seyrini önemli ölçüde değiştirmiştir. Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan yeni güvenlik tehditleri, silahlanma yarışını hızlandırmış ve devletleri savunma önlemleri almaya zorlamıştır. Küreselleşme ve teknoloji, savunma sistemlerinde önemli bir rol oynamış ve devletlerin bu alana büyük yatırımlar yapmasını beraberinde getirmiştir. Yeni nesil silah teknolojisi, hipersonik silahların gelişimine olanak tanımıştır. Hipersonik silahlar, geleneksel balistik füzelerden farklı olarak, atmosferin üst katmanlarında manevra yapabilme yeteneğine sahiptir. Bu yapıları, onları mevcut savunma sistemlerinin algılama ve engelleme kapasitesinin ötesine taşımaktadır. Bu özellikler, hipersonik silahların stratejik önemini artırmakla birlikte savunma politikalarında yeni düzenlemeler yapılması gerektirmiştir. Hipersonik silahlar, askeri güç dengesini etkileyebilecek bir kapasiteye sahip olduğundan, uluslararası güvenlik üzerindeki tartışmaları da beraberinde getirmiştir. ABD, Rusya ve Çin arasındaki hipersonik silah rekabeti, bu teknolojinin gelişimine önemli bir hız kazandırmıştır. Bu çalışmada, hipersonik silahların uluslararası güvenlik ve istikrar üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir.Öğe Intergroup discrimination towards migrants and refugees in labor market hiring decisions(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Nakay, Ekin; Keleş Tayşir, NurgülThis article deals with two fundamental global issues the world has been deeply engaged in; the worldwide refugee/migration surge, and as its potential outcome, racial/ethnic discrimination across multiple contexts, such as employment, housing, education, welfare, healthcare, and civil rights. Ethnicity triggered by Similarity and Realistic Threat stimulated by conflict and competition has been used to analyze the causality with two criterion variables; Hiring Intention and subsequently Ranking. Ethnic cognition for Turks and perceived realistic threat for migrants were the determining constructs. The online self-reporting survey was conducted using Qualtrics with 232 participants (166 women, 66 men). Purpose: This study aims to understand the extent of intergroup discrimination responsible for consequences on labor market selection processes, by analyzing the hiring and selection challenges the migrants - Syrians (nearly 3,7 million, 2023) and Uzbeks (nearly 60 thousand, 2022) likely to encounter when competing with Turkish candidates. We aim to reveal the determinants of bias related to ethnic exclusionism driven by ethnic similarities and perceived threat and moderated by job status. The study also digs out the attitude of women in general, but particularly those who are stigmatized by gender will demonstrate their attitudes when applicants' ethnicities are so salient as a discriminatory stimulant. Method: The questionnaire has listed two job postings for each high and low-status job vacancy, and equally qualified CVs of Turks, Syrians, and Uzbeks relating to postings. The questionnaire has been available online in two different time frames, the first between March 12th and May 27th and the second phase between August 2nd and September 17th, 2023. These dates have coincided with a very notable part of the sociopolitical and sociopsychological period when the Syrian migrant issue was at its climax. Findings: Analysis indicated that; Ethnic Identity overall, had demonstrated a stronger predictor than Realistic Threat, especially when Turkish candidates were rated, and Realistic Threat emerged as a stronger predictor on migrant candidates' selection assessments where Ethnic Identity has also predicted to some extent; All the estimations in all cases indicating a dominant bias for Turkish candidates and discriminate against the migrants; Job status did not moderate any decision; Gender was not effective in controlling discriminations. Women who have experienced gender discrimination have scored stronger ethnic bias favoring Turks, and stronger realistic threat against minorities, designating Syrians as stigmatized outgroups; and Uzbeks face much lighter form of discrimination than Syrians, supporting the "Prejudice Distribution Account" arguments. Originality: This project is novel in that; it is the first in Turkiye, to explore the hiring considerations when migrants compete with Turkish applicants, taking into account ethnicity coupled with anxiety and conflict constructs, moderated by job status. It is original in that it compares the raters' gender differentiations in attitudes toward the assessment of candidates having ethnic diversities. It is a rare, possibly only example of exploring the attitudes of people who have experienced discrimination, particularly women who experienced gender discrimination, predicting entitative arguments to the literature, given the conceptual framework.Öğe Yalın organizasyon ilkeleri ve uygulamaları üzerine bir araştırma(2009) Çakırlı Akyüz, Nuray; Çetin, CananKüreselleşme sürecinin hızlı yaşandığı günümüzde rekabet üst düzeyde yaşanmakta, esneklik ve müşteri odaklı çalışma büyük önem taşımaktadır. Yalınlık, kaynak kısıtlarının baş gösterdiği, maliyetlerin düşürülmesinin çok önemli olduğu pek çok alanda uygulanabilirliği olan yeni bir yönetim anlayışı olarak ortaya çıkmaktadır. Klasik yönetim anlayışlarından radikal değişikliklerle farklılıklar gösteren yalın organizasyon öğeleri, Japonya'dan tüm dünyaya, ihtiyaçları en üst düzeyde karşılamak üzere hızla yayılmaktadır. Bu çalışmada yalın organizasyon ilkeleri felsefi ve yönetsel açılardan ele alınmış, otomotiv yan sanayindeki uygulamaların ve bu uygulamalardan elde edilen kazançların ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın kapsamında, otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin yalın organizasyon olma yolundaki çalışmaları irdelenmiştir. Temel olarak yönetsel süreçlerde yalın organizasyon olma kriterleri üzerinde durulmuştur. Elde edilen bulgular bu bilgiler ışığında analiz edilmiş, çıkarılan sonuçlar hakkında düşünceler belirtilmiş ve öneriler getirilmiştir.Öğe Kamuda müşteri (vatandaş) odaklı hizmet anlayışı ve e-devlet sistemi(2014) Uygur, YasinGünümüzde küresel rekabetin yoğun şekilde yaşanması ve kamu kurumlarının sürekli değişim içinde olan çevreye uyum sağlayabilecek etkili bir stratejik yönetim sergileyebilme gereksinimi, özel sektörde olduğu gibi kamu kurumlarının da hizmetlerini müşteri (vatandaş) odaklı hale getirmesini sağlamıştır. Bu nedenle, geleneksel kamu yönetimi anlayışı artık yerini yeni kamu yönetimi anlayışına bırakmaktadır. Ayrıca, günümüzde bilgisayar ve dijital teknolojileri ile haberleşme araçlarının hızının inanılmaz düzeyde artması nedeniyle kamu kurumları da stratejik pazarlama planlamalarını ve örgüt yapılarını bilgiye dayalı olarak yenilemek zorundadırlar. Bu bakımdan, kamuda inovasyon sürecinin bilişim teknolojileri ile geliştirilerek bilginin sunumunun daha etkin şekilde gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, kamu kurumlarının değişen dünya düzeniyle birlikte hizmet sunumunda müşteri (vatandaş) odaklı yaklaşımı benimsemelerinin ve hizmet kalitelerini iyileştirmede bilgi teknolojileri destekli pazarlama stratejilerini kullanmalarının önemini ortaya koymaktır. Bu çalışmada, yeni nesil iletişim teknolojisi ürünü olarak e-devlet sisteminin kamu sektörünün hizmet kalitesini arttırıp zaman ve maliyette azalma sağlayarak vatandaşlara daha hızlı ve verimli hizmet sağlamasının önemine değinilecektir.Öğe Mal değişim sözleşmesinde satış hükümlerinin uygulanması(2014) Balkır, BaşakMal değişimi; malların veya hizmetlerin para olmaksızın gönüllü değişimi olarak ticaretin en eski ve en basit şekli olup, en eski insan faaliyetleri arasında yer alır. Mal değişimi sözleşmesi, tarafların karşılıklı olarak belirli ya da belirlenebilir nesnelerin (şeylerin) zilyetlik veya mülkiyetlerini devretmekle yükümlü kılan sözleşmedir. Satım sözleşmesinden farklı olarak mal değişim sözleşmesinde, bir mal para ile değil başka bir mal ile değiştirilmektedir. Mal değişim sözleşmesine, satım sözleşmesine ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Mal değişim sözleşmesinde, taraflardan her biri vermeyi taahhüt ettiği şey için satıcı, kendisine verilecek şey bakımından alıcı gibi işlem görür. Bu nedenle, bu sözleşme türünden doğacak hukuki ihtilaf ve sorunlara, satım sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygun düştüğü ölçüde uygulanması gerekmektedir.Öğe Risk odaklı iç denetim(2015) Türedi, Hasan; Zor, Ümmügülsüm; Gürbüz, Filizİç denetim bir kurumun ya da işletmenin faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmakamacıyla yürütülen bağımsız ve tarafsız(nesnel) bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir. İşletmedeyürütülen faaliyetler zaman içinde değişen işletme koşullarına bağlı olarak değişime uğramaktadır.İşletmede yürütülen kurumsal yönetim ve iç kontrol gibi işletme içi yapıların ortaya çıkışı ve gelişimi,iç denetim anlayışı ve uygulamalarının da farklı bir boyut kazanmasında etkili olmuştur ve risk odaklıiç denetim anlayışı ve uygulamaları önem kazanmıştır. Risk odaklı iç denetim uygulamaları işletmeriskleri üzerinde odaklanarak bu risklerin işletme hedeflerine uygun bir şekilde yönetilebilmesini amaçlamaktadır. Özü itibari ile bakıldığında risk odaklı iç denetimin başlıca görevleri; işletmelerde kurumsal yönetim ve iç kontrol faaliyetlerinin denetlenmesi ve risklerin yönetilmesi konusunda üst yönetime danışmanlık hizmeti sunmaktır. Bu çalışmada ilgili konularda standart belirleyici kurumların yayınları ve genel kabul görmüş uygulama esasları çerçevesinde bir literatür taraması yapılmak suretiyle risk odaklı iç denetimin kavramsal çerçevesi açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca risk odaklı iç denetimin gelişimi, iç kontrol ve kurumsal yönetim ile ilişkisi ve işleyiş biçimi özet olarak sunulmuştur.Öğe Kendi geleceğini belirleme ilkesi ve bağımsızlık hakkı(2015) Çelik, MesutKendi geleceğini belirleme ilkesi ve bağımsızlık hakkı uluslararası hukuk sisteminin en tartışmalı konularından birisidir. Kendi geleceğini belirleme ilkesi, bir halkın yaşam hakkını diğer devletlerden bağımsız olarak kendisinin özgürce belirlemesi olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir anlamı ise, bir ülkede yaşayan halkın hiçbir baskı ve şiddet altında kalmadan istediği kararı verebilmesi hakkıdır. Bağımsızlık hakkı ise çeşitli halkların devlet olarak tanınması için egemenliği altında oldukları otorite karşısında özgürlüklerini kazanma mücadelesidir. Bu hak, kendi geleceğini belirlemek isteyen halklar için bir varolma savaşıdır. Bu çalışmada kendi geleceğini belirleme ilkesi, bağımsızlık hakkı açısından değerlendirilmiştir. İlk olarak, ilkenin anlamı, kapsamı, bağımsızlık hakkı ile olan ilişkisi anlatılmış, ikinci olarak ilkenin hukukiliği, uygulanması ve bağımsızlık kazanma çabaları ile devlet olarak tanınma üzerinde durulmuş, son olarak ise federal sistem ve tanınma biçimleri değerlendirilmiştir.Öğe Mali raporlama hilelerinin tespit ve önlenmesinde iç kontrol yapısının önemi(2014) Türedi, Hasan; Alıcı, Ümmügülsüm21. yüzyılın ilk yıllarından itibaren mali raporlama hileleri; hisse senetleri borsada işlem gören halka açık şirketler başta olmak üzere; tüm kurumların başlıca sorunlarından biri haline gelmiştir. Çok sayıda hissedarın ve çıkar grubunun mali raporları esas alarak, ilgili oldukları işletmeler hakkında karar vermesi sebebiyle; mali raporların güvenilirliğinin sağlanması, önemli bir hata ya da hileden arındırılmış olması işletme yönetimlerinin en önemli sorumluluklarından biridir. Bununla birlikte; yönetimin doğrudan hile eyleminde bulunması hilenin tespitini güçleştirmektedir. Bu sorunun ortadan kaldırılmasında, yöneticiler dâhil; tüm çalışanların ve tüm faaliyetlerin birbirinden bağımsız olarak izlenmesini ve kontrol altında tutulmasını sağlayan etkin bir iç kontrol yapısına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada mali raporlama hilelerinin türleri, ne şekilde meydana geldikleri ve bunların sonuçlarına değinilmiş; başarılı bir iç kontrol yapısının, mali raporlama hilelerinin tespit edilmesi ve önlenmesindeki rolü açıklanmaya çalışılmıştır.