OSMANLI ANAYASACILIĞI: TERİMLER, BELGELER, İLKELER

Küçük Resim Yok

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

XIX. yüzyılın başında Batı’da kanunlaştırma ile birlikte anayasacılık hareketi iyice belirginleşmiştir. Çeşitli ülkelerde, bir yanda temel hukuk yasaları diğer yanda anayasal metinler kabul ve ilan edilmeye başlanmıştır. Osmanlı Devleti, bu dönem askerî ıslâhat süreciyle karşı karşıya kalmıştır. İç ve dış şartların etkisiyle ıslâhatlar zamanla idarî, siyasî ve hukukî alana yansımıştır. Batı ile iletişim ve etkileşim sürecinde anayasacılık hareketi, düşünce, metin ve kurumlar boyutuyla Osmanlı coğrafyasının tümünde etkili olmuştur. Osmanlı Devleti’nde genel olarak ilk anayasal metinler statüsü iki veya çok taraflı antlaşmalarla belirlenen ayrıcalıklı eyâletlerde (eyâlet-i mümtâze) kabul edilmiştir. Bu vilâyetlere idarî, malî ve hukukî açıdan özerklik tanınmıştı. Tanınan özerklik kapsamında bu vilâyetlerin statüsünü belirleyen anayasal metinler ilan edilmiştir. Bu metinlerde, eyâletin temel yapısı, işleyişi, organlar arası ilişkiler ve temel hak ve hürriyetler düzenlenmiştir. Zaman zaman metinlerde eyâlet-merkez ilişkisine de yer verilmiştir. Osmanlı coğrafyasında ilk anayasal metinler 1800 ile 1803 yıllarında Osmanlı-Rus ittifakı ile kurulan ve Osmanlı Devleti’ne bağlı olan Cezâyir-i Seb’a-i Müctemia Cumhuru’nda (Birleşik Yedi Ada Cumhuriyeti) görülmektedir. Osmanlı başşehrinde 1876’da anayasa ilan edildiğinde, ona bağlı olan Eflak-Boğdan, Sırbistan, Tunus, Romanya anayasal belgeler ya da anayasalar kabul edeli çok zaman olmuştu. 1879’da bunlar arasına Bulgaristan Emâreti ve Şarkî Rumeli Vilâyeti Anayasaları da eklenecektir. Osmanlı Devleti’ne hukuken bağlı bu bölgelerin anayasal metinlerinin müzâkereleri, kabulleri ve onlarla ilgili yazışmalar sürecinde Osmanlı devlet adamları önemli bir anayasal birikime sahip olmuştu. Hatta zamanla merkez-vilâyet ilişkileri çerçevesinde geleneksel değerlerle uyumluluğuna özen gösterilen bir anayasacılık (meşrutiyet) hareketinin ve taraftarlarının ortaya çıktığından bahsedilebilir. Osmanlı Devleti merkezde ilk anayasasını ilan ettiğinde ayrıcalıklı vilâyetler dikkate alındığında yaklaşık 75 yıllık anayasal tecrübeye sahipti. Bu tecrübe kapsamında anayasal kavramlar, belgeler, ilkeler ve kurumlar geliştirmişti.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Anayasacılık, Meşrutiyet, Osmanlı Anayasacılığı, Eyâlet-i Mümtâze

Kaynak

Adalet Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

72

Künye