HF, Hukuk Bölümü Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 154
  • Öğe
    Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında idarenin takdir yetkisi
    (İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Ümit, Ayşe İclal; Şensöz Malkoç, Ebru
    Bu makale, Türk vatandaşlığının evlilik yolu ile kazanılması sürecinde idareye tanınan takdir yetkisinin kapsamını ve sınırlarını incelemektedir. Türk Vatandaşlığı Kanunu, idareye geniş yetkiler tanıyarak, vatandaşlık başvurularının değerlendirilmesinde kamu yararı, milli güvenlik ve genel ahlak gibi unsurların göz önünde bulundurulmasını öngörmektedir. Bu çalışma, idarenin takdir yetkisini kullanırken hangi hukuki ilkeler ve prosedürler çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini analiz etmektedir. Makale, öncelikle vatandaşlık kavramını, ardından Türk vatandaşlığının kazanılması yollarından olan evlilik ile kazanım şeklini ve bu süreçte idarenin rolünü detaylandırmaktadır. İdarenin takdir yetkisi, hukuki belirlilik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
  • Öğe
    İsviçre Federal Mahkemesi'nin Swissair kararı
    (2009) Yılmaz, Asuman
    [Abstract Not Available]
  • Öğe
    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ile getirilen faiz sınırları üzerine bir değerlendirme
    (2012) Kırkbeşoğlu, Negehan
    Söz konusu makale ile araştırma konusu yapılan husus; mevzuatta yer alan alt ve üst sınır hükümlerinin anlam ve amacını tespit ederek, özellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile akdi ve temerrüt faiz oranlarına ilişkin getirilmiş olan üst sınırların uygulama hallerini açıklığa kavuşturmaktır. Bu amaçla, öncellikle laiz oranlarına ilişkin getirilmiş olan yeni üst sınırların anlam ve amacı araştırılmış olup, bu sınırların aşılması halinde hangi yaptırımın uygulanması gerektiği tespit edilmeye çalışılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 8'dc ticari işlerde faiz oranını belirleme serbestisi korunmuş olup. TTK m. 9'da ise ticari işlerde, kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş bulunmaktadır. TBK ile TTK'nın aynı anda yürürlüğe girmiş olmaları göz önüne alınacak olursa, ticari ve adi işlerde uygulanacak faiz oranı sınırlaması bakımından fark yaratma eğiliminin doğduğunu görmekteyiz. Biz de bu çalışma ile faiz oranlarına ilişkin getirilen üst sınırların adi işler -ticari işler ayırımı yapılarak uygulanmasının ortaya çıkarabileceği sonuçlan belirlemeye çalıştık.
  • Öğe
    Asıl iş veren alt iş veren ilişkisinde asıl iş yardımcı iş ayrımı
    (2014) Yerebakan, Ercan
    Günümüz iş hayatında işverenlerin iş yerlerindeki bir kısım işleri, bu işte uzmanlaşmış alt işverenler eliyle gerçekleştirmeleri oldukça yaygınlık kazanmıştır. Bu kapsamda, dönemin iş yasası ile asıl işveren-alt işveren ilişkisinin unsurları, geçerlilik şartları ve buna aykırılığın yaptırımları düzenlenmiştir. Yasaların aradığı şartlara göre alt işverene verilebilecek işler bakımından da bir takım sınırlamalar öngörülmüştür. Bu sınırlamalar asıl işverene, alt işverene ve asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında yapılacak işe ait olmak üzere farklı esaslara işaret etmektedir. Yasa, sadece asıl işverene ait yardımcı işlerin ve yine yasadaki şartlar dahilinde asıl işin bir bölümünün alt işveren tarafından yapılabileceğini öngörmüş ancak asıl ve yardımcı işin açıkça bir tanımına yer vermemiştir. Bu manada asıl iş ve yardımcı iş kavramlarının uygulamadaki karşılığı ve içeriği, doktrin açıklamalarında, yerel mahkeme ve Yargıtay kararları çerçevesinde oluşmuştur.
  • Öğe
    Tutuklama kararlarına karşı başvuru ve denetim yolları
    (2015) Yıldız, Ali Kemal
    Ceza Muhakemesi Kanunu tutuklama kararının verilebilme koşullarını, bu karara karşı itiraz yollarını ve denetim imkanlarını düzenlemektedir. Bu makalede yukarıda belirtilen hususlar açıklanacaktır.
  • Öğe
    A mediation model from Turkish criminal justice system: A critical reflection on the current situation
    (2014) Soygüt Arslan, Mualla Buket
    Penal mediation today, which is stemmed from common law countries, is one of the global events which inevitably affects most of the law systems including civil law. It is important to practice mediation justly since it may incur some risks particularly for due process rights. The main point to be considered is that the efforts which are being made for healing and strengthening the rights of victims should not be transformed into the violation of the accused’s rights acquired after gruelling fights in the past. The balance between the interests of both victim and accused (and also society) should be provided. The Turkish criminal justice system which is mainly based on the civil law system and in which the judicial actors do not know so much about restorative justice & alternative dispute resolution concepts, should include basic safeguards particularly about confidentiality of process, impartiality of the mediator and juvenile justice. Otherwise the mediation may cause undesirable results contrary to its restorative goals.
  • Öğe
    York Anvers Kuralları 2016
    (2016) Algantürk Light, Didem
    CMI, Uluslararası Müşterek Avarya Çalışma Grubu'nun York Anvers Kuralları'nın revize edilmesi kararı üzerine, donatanların, yük ilgililerinin ve sigortacıların ihtiyacını karşılayacak bir metin üzerinde çalışmalarını tamamlamıştır. Nihai taslak metin CMI York Konferansının 6 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleşen genel kurulda kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Çalışmamızda 1994, 2004 ve 2016 York Anvers kuralları karşılaştırmalı olarak Türkçe tercüme edilmiştir.
  • Öğe
    Suum-Cuique: Herkese kendisininki
    (2016) Gören, Zafer
    Eşitlik ilkesi, diğer tüm temel haklarda olduğu gibi temel hak taşı yıcısının devletle olan ilişkisine yöneliktir. Devlet, yasama ve yargı yoluyla zayıfları baskıya karşı korumak ve toplumsal gücün her türlü kötüye kullanımına karşı savaşmak zorundadır. Şu halde devlet toplumda da gerçek anlamda eşit özgürlüğü gerçekleştirmekle yükümlüdür. Şematik bir eşitleme değil, objektif, sosyal eşitleyici bir ayırım anlamında diferansiyel bir adalet amaçlanmalıdır. Herkese aynını değil, herkese kendisine düşeni vermelidir: (Suum-cuique: herkese kendisininki). Kendi adalet tasarılarını gerçekleştirmek ve devletin sosyal düzenlemelerinin yönü konusunda karar vermek, öncelikle yasa koyucunun işidir. Ancak bunu yaparken keyfi davranmamak zorundadır.
  • Öğe
    Çağdaş ceza hukukunun evrensel ilkelerinin kabahat türünden eylemler alanındaki boyutları
    (2016) İçel, Kayıhan
    Bu makalemizde, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun hükümleri ve diğer yasalarda yer alan kabahat türünden eylemler çağdaş ceza hukukunun evrensel ilkeleri bağlamında değerlendirilmektedir. Bu amaçla makalede, Alman Düzene Aykırılıklar Kanunu ve Anayasa Mahkememizin konuyla ilgili kararları göz önünde bulundurularak olması gereken hukuk üzerinde durulmaktadır.
  • Öğe
    Manevi tazminat davalarında görevli ve yetkili mahkeme
    (2016) Tekçe, Fatma Nur
    Bireyin, hukuk düzeni tarafından korunan kişilik hakkına karşı hukuka aykırı olarak yapılan bir saldırı sonucunda ikame edeceği manevi tazminat davasında görevli ve yetkili mahkemeyi doğru tespit etmesi gerekir. Aksi halde görevsiz mahkemede ikame edilen dava, dava şartı yokluğundan; yetkisiz mahkemede açılan dava ise yetki ilk itirazı nedeni ile usulden reddedilebilir. Bu nedenle çalışmamızda manevi tazminat davasında görevli ve yetkili mahkemenin tespiti sorununu, HMK ve MK hükümlerini nazara alarak incelemeyi amaçlıyoruz.
  • Öğe
    Taşınmaz simsarlığı sözleşmesinin şekli ve şekle uyulmamasının hukuki sonuçları
    (2016) Yıldız, Şükrü
    Simsar, sözleşme ilişkisine girmek isteyen tarafları biraraya getiren ve sözleşmenin kurulması için gerekli ortamı hazırlayan bir aracıdır. Simsarlık sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 520 vd. Maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak Borçlar Kanunu'nda bazı tür simsarlık sözleşmelerine uygulanmak üzere özel hükümler de getirilmiştir; taşınmaz simsarlığına ilişkin sözleşmenin yazılı olarak yapılma zorunluluğu (md. 520/3) buna örnek olarak verilebilir. Taşınmaz simsarlığı, bir taşınmazın üzerinde ayni veya şahsi bir hakkın kurulması amacıyla gerçekleştirilen aracılık faaliyetidir. Bu çalışmada taşınmaz simsarlığı sözleşmesinin şekli ve şekil eksikliğinin sonuçları üzerinde durulacaktır.
  • Öğe
    Genel eşitlik ilkesi
    (2016) Gören, Zafer
    Eşitlik ilkesi, diğer tüm temel haklarda olduğu gibi temel hak taşıyıcısının Devletle olan ilişkisine yöneliktir. Devlet, yasama ve yargı yoluyla zayıfları baskıya karşı korumak ve toplumsal gücün her türlü kötüye kullanımına karşı savaşmak zorundadır. Şu halde Devlet toplumda da gerçek anlamda eşit özgürlüğü gerçekleştirmekle yükümlüdür. Şematik bir eşitleme değil, objektif, sosyal eşitleyici bir ayırım anlamında diferansiyel bir adalet amaçlanmalıdır. Herkese aynını değil, herkese kendisine düşeni vermelidir: (Suum-cuique: herkese kendisininki). Kendi adalet tasarılarını gerçekleştirmek ve Devletin sosyal düzenlemelerinin yönü konusunda karar vermek, öncelikle yasa koyucunun işidir. Ancak bunu yaparken keyfi davranmamak zorundadır.
  • Öğe
    Türk Ticaret Kanunu'na göre ticaret sicilinde hukukî görünüşe güven (TTK m. 37)
    (2014) Yılmaz, Asuman
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 37. maddesi, Türk Hukuku'nda ilk kez ticaret sicilinde hukukî görünüşe güven konusunu düzenlemektedir. Anılan norm uyarınca, ticaret sicilindeki kayıt ile ilân edilen durum arasında aykırılık bulunması hâlinde, tescil edilmiş olan gerçek durumu bildikleri ispat edilmediği sürece, üçüncü kişilerin ilân edilen duruma güvenleri korunur. Bu çalışmada, ticaret sicilinde hukukî görünüşe güven konusunu düzenleyen TTK'nun 37. maddesinin öngörülme amacı, uygulanma alanı, uygulanma koşulları ve hukukî sonuçları üzerinde durulacaktır.
  • Öğe
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre karşılaştırmalı reklâmlarda gereksiz yere kötüleme yasağı
    (2017) Yılmaz, Asuman
    TTK m. 55, f. 1, b. (a)-5 hükmü, haksız rekabet teşkil eden karşılaştırmalı reklâmları düzenlemektedir. Kural olarak karşılaştırmalı reklâm hukuka aykırı değildir ve haksız rekabet oluşturmaz. TTK m. 55, f. 1, b. (a)-5 uyarınca, karşılaştırma gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde yapılmış ise, haksız rekabet teşkil eder. Bu çalışmada, karşılaştırmalı reklâmlarda gereksiz yere kötüleme yasağı ele alınıp incelenecektir.
  • Öğe
    Anonim şirketlerde bağımsız denetçilerin Türk Ticaret Kanunu madde 404 hükmünün ihlâlinden kaynaklanan hukukî sorumluluğu
    (2018) Yılmaz, Asuman
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), bağımsız denetçilerin denetim görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan hukukî sorumluluğunu iki farklı normla düzenlemiştir: “Denetçilerin sır saklamadan doğan sorumluluğu” kenar başlıklı 404. madde ve “Denetçinin sorumluluğu” kenar başlıklı 554. madde. Söz konusu hükümlerin uygulanma alanları çakışmaktadır ve birbiriyle çelişen düzenlemeler içermektedirler.Bu çalışmada, bağımsız denetçilerin tâbi oldukları sorumluluk rejiminin belirlenebilmesi amacıyla, TTK’nun 404. maddesinin uygulanma alanı ve anılan norm ile öngörülen düzenlemeler incelenecektir.
  • Öğe
    Konteyner taşımacılığında uygulamada ortaya çıkan hukuki sorunlar
    (2017) Algantürk Light, Didem
    Uygulamada yük taşımacılığının büyük bir kısmı konteyner taşımacılığı ile yapılmaktadır. Konteyner taşımacılığında çoğu kez birden fazla taşıma türüne başvurulur ve taşıma sırasında ortaya çıkan ihtilafların taşımanın hangi safhasına ait olduğunun tespiti önem arz eder. Bunun yanı sıra, konteyner ve konteyner içindeki yükün hasarı, taşıyanın sorumluluğu, konşimento klozları, konteyner gecikme bedeli ve bu bedelden sorumluluk, hasar ve ihbar yükümlülüğü konteyner taşımacılığı bakımından önemli hukuki sorunlardır. Çalışmamızda uygulamadaki bu sorunlar tespit edilerek, hukuki değerlendirmeler yapılmıştır.
  • Öğe
    1879 tarihli eski Medeni Usul Kanunumuza göre istinaf mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesi
    (2020) Budak, Ali Cem
    Karşılaştırmalı hukukta yapılan dar istinaf - geniş istinaf ayrımı bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunumuz dar istinafı benimseyen Avrupa usul kanunlarından biridir. İstinaf hükümlerine yer veren ve 1879 yılından 1927 yılına kadar uygulanan eski Medeni Usul Kanunu-muzun ilk şeklinde ise geniş istinaf sistemi benimsenmiş, daha sonra yapılan değişiklik ve ilavelerle dar istinaf sistemine yaklaşılmıştır. Bu yazıda hukuk tarihine ilişkin bu gelişme üç temyiz mahkemesi kararı ışığında ele alınmaktadır.
  • Öğe
    Konkordato ve finansal yeniden yapılandırma
    (2020) Budak, Ali Cem; Yağcı, Mustafa Okan
    İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoya ilişkin hükümlerinin 28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanun (ve 06.12.2018 tarih ve 7155 sayılı Kanun) ile geniş çapta bir değişikliğe uğraması, bu değişikliğin iflâs erteleme kurumunu kaldırması ve neticede konkordatonun uygulamada önemli bir yer edinmesi ile eş zamanlı olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 15.08.2018 tarihinde Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır. Söz konusu Yönetmeliğin ve ilk çerçeve anlaşmanın yürürlük kazanmasının ardından, 17.07.2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na geçici madde 32 eklenmiş ve 12.09.2019 tarihinde Yönetmelik kapsamlı bir değişikliğe tabi tutulmuştur. Son olarak, (en güncel) Büyük Ölçekli Uygulama - Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması 09.10.2019 ve Küçük Ölçekli Uygulama - Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması 08.11.2019 tarihinde gerekli onayların alınması sureti ile uygulamaya konulmuştur. Bu incelemede mevcut düzenlemelere ilişkin bazı eleştirilere yer verilip olması gereken hukuk açısından görüşlerimiz belirtildikten sonra “konkordato düzenlemesiyle finansal yeniden yapılandırma usulü verimli şekilde nasıl birlikte uygulanabilir?” sorusuna cevap verilmeye çalışılacaktır.
  • Öğe
    Evlilik ve ailenin korunması ve desteklenmesi
    (2016) Gören, Zafer
    Anayasa md. 41 kurumsal bir garanti içermektedir. Bu kuralla evlilik ve aile Türk hukuk düzeninin özgün birer kuruluşu olarak garanti altına alınmışlardır. Anayasa md. 41 kuralı, evlilik ve ailenin kendine özgü alanını korumak için klasik bir temel hak, kurumsal bir garanti ve aynı zamanda tüm aile ve evlilik alanlarını ilgilendiren özel ve kamu hukuku için bağlayıcı bir değer yargısı içermektedir. Devletin evlilik ve aileyi koruma görevinden, yasa koyucu için evlilik ve aileye herhangi bir yasa normu ile zarar verme yasağı ile, evlilik ve aileyi özendirme ve destekleme emri çıkmaktadır.
  • Öğe
    Ekonomik sınıflandırma bakımından dijital hizmet vergisinin niteliği ve yeri
    (2023) Yiğit, Uğur; Öztürk, İlhami
    Dijital Hizmet Vergisi 5.12.2019 tarih ve 7194 sayılı Kanun ile Türk Vergi Sistemine girmiştir. Böylece, dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından sağlanan ve verginin konusuna giren hizmetler-den elde edilen hasılat Dijital Hizmet Vergisine tabi tutulmuştur. Merkezi yönetim bütçe ve kesin hesap kanunları, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tasniflerinde Dijital Hizmet Vergisi gelir ve kazanç üzerinden alınan vergiler arasında değil dâhilde alınan mal ve hizmet vergileri arasında yer almaktadır. Buna paralel olarak doktrinde de Dijital Hizmet Vergisinin ekonomik kaynağına göre bir harcama vergisi olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır. Bu çalışma ile yaygın kanaatin aksine Dijital Hizmet Vergisinin harcama üzerinden değil gelir üzerinden alınan bir vergi olduğu yönünde görüş ortaya konulmuştur. Bu kapsamda Dijital Hizmet Vergisi; verginin konusu, vergiyi doğuran olay, mükellef ve matrah yönlerinden gelir ve harcama vergileri ile karşılaştırmalı olarak incelenerek Dijital Hizmet Vergisinin gelir üzerinden alınan bir vergi niteliği taşıdığı açıklanmıştır.