Cinsiyet adaleti perspektifinden Türkiye’de kadının iş gücüne katılımı

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2016

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Ülkelerin insan merkezli sürdürülebilir kalkınma ve gelişmişlik düzeyi skalasında, nüfusun yarısını oluşturan kadınların sosyal adaletin bir şartı olarak iş gücü piyasasına katılımı önemli bir unsurdur. Cinsiyet, sınıf, ırk, dil, din, etnisite gözetmeksizin, kadınların ekonomik özgürlüğe erişimi, fırsatlara eşit erişiminin sağlanması ve gerekli koşulların oluşturulması demokratik toplum düzeninin olmazsa olmazlarındandır. Tarihsel değişim sürecinde, burjuvaziyle birlikte tarih sahnesine çıkan kapitalist sanayileşme hamleleri ve yaşanan ekonomik gelişmeler, insan haklarını temel alan, demokrasiden menkul bir ilişkiler ağını ortaya çıkarmıştır. Toplumda kadınların demokratik süreçler ve sosyo-ekonomik gelişmeler arasındaki bu ilişkiden nasıl etkilendiği, bu ilişkinin kadının ekonomik özgürlüğü açısından nasıl faydalı bir pozisyon belirleyebileceği ve ekonomik koşulların insan hakları temelinde nasıl şekillendirilmesi gerektiği sorularını akla getirmektedir. Küreselleşmenin de etkisiyle ortaya çıkan modern kapitalist ekonomiler, kadını kamusal alana dahil ederek üretim zincirini genişletirken ve referansını özgürleşme üzerinden kurarken, toplumu tanzim eden, aile kurumunu ayakta tutan ve neslin devamlılığında temel biyolojik, psikolojik ve fiziksel görevi gören kadının özel alan ve kamusal alanda yaşadığı ikilemi görmezden gelmektedir. Bu makalede, kadının iş gücüne katılımını etkileyen faktörler arasında; toplumsal önyargılar, toplumsal rol/cinsiyet kalıplarının yeniden üretilmesi, kadının insanî değerlerden uzaklaştırarak metalaştırıldığı enformel sektöre yönelim, ücret farklılığı, güvencesiz çalışma, üretim kaynaklarına ulaşımda yaşanan zorluklar, esnek olmayan çalışma saatleri, iş hayatı ve aile hayatı arasındaki sıkışmışlık, toplumsal ahlâkî ve manevî değerlerin erozyonu gibi sosyo-ekonomik hayatı derinden etkileyen bir çok değişkenin medeniyet değerleri bağlamında bir çözümlemesi yapılacaktır. Sosyal dengesizliğin giderilmesinde, kadınların iş gücüne katılım payının dengeleyici bir unsur olduğundan hareketle, günümüzde kronikleşen kadın sorunlarının temelinde yatan cinsiyetçi yaklaşımların incelenmesi, adalet perspektifinden hareketle çözüm önerilerinin sunulması gerekmektedir.
As a means of social justice, labor-force participation keeping in mind women make up half of the population, is an important factor in the human-centered sustainable development scales of countries. Regardless of gender, class, race, language, religion, and ethnicity, women’s access to economic freedom, equal opportunities and establishment of necessary conditions are inevitable for democratic social order. In the historical transformation process, economic developments and capitalist industrialization that emerged with the bourgeoisie lead to a web of relations based on human rights and democracy. This brings to mind the questions of how women are affected from the relation between democratic processes and socio-economic developments, how these relations can be beneficial for women in terms of economic freedom and how economic conditions should be reformed on the basis of human rights? While modern capitalist economies that emerged with the influence of globalization include women in public spheres and enhance the production chain with reference to liberation of women, they ignore the dilemma between the public and private spheres confronted by women, who are the cornerstones of society, maintain the family institution, and play a primary biological, psychological and physical role for the continuity of humankind. In this essay, among the factors affecting the participation of women in the labor-force and socio-economic life are; social prejudices, reproduction of gender roles/stereotypes, tendency towards informal sector in which women are commodified and suspended from humanitarian values, wage gap, precarious work, the difficulties in accessing to resources, inflexible working hours, the situation of being stuck between business life and family life, the erosion of social, ethical and moral values will be examined in the context of civilizational values. Since female labor-force participation rate is crucial in elimination of social imbalances, gender discourses and policies that lie behind today’s chronic problems of women should be re-examined and solution proposals must be put forth from the perspective of justice.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Cinsiyet Adaleti, İş Gücü, Sosyal Politika, İstihdam, Gender Justice, Labor Force, Social Policy, Employment

Kaynak

KADEM Kadın Araştırmaları Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

2

Sayı

2

Künye

Aydın Yılmaz, E. S. (2016). Cinsiyet Adaleti Perspektifinden Türkiye’de Kadının İş Gücüne Katılımı. KADEM Kadın Araştırmaları Dergisi, 2(2), 17 - 34.