The textile and clothing industrialization cycle

Küçük Resim Yok

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Starting with the industrial revolution in the United Kingdom in the 18th century, the textile and clothing (TC) sector has shown some streamlined stages and characteristics that seem to reoccur even today in a similar sequence. The TC industry develops capitalizing on the adoption of its industrial technology, creates employment for relatively low skilled labor converting them into industrial workers. At this stage it also triggers the development of other manufacturing industries through positive technical, labor or managerial spillovers. As the TC manufacturing technology is further adopted by the businesses, the sector further grows, enhances productivity and becomes part of an international supply chain. Faced with international competition, the TC sector reaches a bifurcation point when it mostly diminishes or it is transformed into a higher value-added sector through fashion, branding or technical textiles. As such, the TC industry proclaims Kaldor’s growth laws. The idea is supported by several time-bound country experiences which are located on the TC Cycle. The suggested streamlined stages and characteristics of the TC sector provides some valuable development policy recommendations for some African countries that are striving to industrialize as well as for countries that reached to bifurcation point on the TC Cycle, such as Turkey.
İngiltere’de Sanayi Devriminin başlamasından bu yana, tekstil ve hazır giyim (THG) sektörünün gelişmesinde bazı karakteristik özelliklerin kendini düzenli olarak tekrarladığı görülmektedir. THG sektöründe nispeten düşük bir teknoloji kullanıldığından, sektörün gelişmesinin ilk aşamaları görece düşük sermaye yatırımları gerektirir. Yine de bu düşük sermaye yatırımları, genellikle tarım sektöründe çalışan ve vasıfsız işgücü olarak değerlendirilen yüksek oranda işçiyi istihdam ederek sanayi çalışanı olmalarını sağlar ve ülkenin ürettiği toplam katma değeri arttırır. Daha bu ilk aşamada THG sektörünün teknik, işgücü ve yönetim alanlarında sağladığı pozitif dışsallıklar diğer imalat sanayilerinin de gelişmesine kakı sağlar. İleriki aşamalarda, sektöre yapılan yatırımlar ve ülkenin sermaye derinliği arttıkça, ülke artık THG sektöründe küresel tedarik zincirinin bir parçası olur. Bu gelişmeyle birlikte uluslararası rekabetle karşılaşmaya başlayan sektör bir dönüm noktasına ulaşır. Çoğu zaman, ülkedeki diğer imalat sanayi sektörleri de bu süre zarfında gelişmiş olduğu için işgücü maliyeti artar ve işgücünün hâlâ ucuz olduğu az gelişmiş ülkelerle rekabet edemeyen THG sektörünün ekonomideki ağırlığı giderek azalır. THG sektörünün ekonomideki yerini korumayı başarması sektörün moda, markalaşma ve/veya teknik tekstil üretimine yatırım yaparak daha yüksek katma değerli üretime geçmesine bağlıdır. Bu makalede THG sektörünün bu karakteristik özellikleri farklı ülke örnekleri incelenerek ortaya koyulmakta ve THG sektörünün gelişmesinin Kaldor’un büyüme yasalarıyla uyumlu olduğu gösterilmektedir. Elde edilen sonuçlar, henüz sanayi öncesi dönemdeki bazı Afrika ülkelerinin THG sektörünü sanayileşmeye giriş olarak kullanabilecekleri ve Türkiye gibi sektörün dönüm noktasına ulaştığı ülkelerde sektörün varlığını sürdürebilmesi için markalaşmaya ve/veya teknik tekstile yatırım yapmaları gerektiği gibi önemli sanayi politikası tavsiyeleri sunmaktadır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Textile and Clothing Sector, Industrial Development, Kaldor’s Growth Laws, Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü, Sanayileşme, Kaldor Büyüme Yasaları

Kaynak

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

41

Sayı

1

Künye

Yülek, M. A., Natsuda, K., Akkemik, K. A., & Yağmur, M. H. (2019). The Textile and Clothing Industrialization Cycle. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 41(1), 256 - 277.