İşletme Fakültesi, İşletme Bölümü (Türkçe) Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Aile işletmelerinde kurumsallaşmanın çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2024) Yiğit, Turan; Aksakal, Nihan YavuzAile işletmeleri, dünya çapında sayıca çok fazla görülen bir organizasyon biçimi olması dolayısıyla küresel ekonomide önemli bir rol üstlenmektedir. Aile üyelerinin aile işletmelerinde aktif rol oynamaları sebebiyle işletmenin gelecek nesillere aktarılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından kurumsallaşma kilit faktörlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır. Aile işletmelerinde kurumsallaşma, aile üyeleri arasındaki ilişkiler, üyelerin demografik özellikleri, işletme yönetimi ve genel yapısı gibi çeşitli faktörlerle iç içe bir yapıdadır. Bu çalışmanın amacı, aile işletmelerinde kurumsallaşma düzeyi algılarının katılımcıların demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. İstanbul’da sektör gözetmeksizin faaliyette olan aile işletmelerinden katılımcılarla 236 anket verisi ile çalışmalar ve analizler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, aile işletmelerinde kurumsallaşma düzeyi algısı katılımcıların cinsiyetlerine göre, medeni durumlarına göre, eğitim düzeylerine göre ve toplam deneyimlerine göre farklılık göstermektedir.Öğe Süreç iyileştirme: Vasıflı çelik üretim sektöründe bir uygulama(2017) Türkan, Tansu; Görener, AliTeknolojinin gelişimi ve yaşam koşulların değişimi, müşteri taleplerini çeşitlendirmektedir. Birçok farklıseçeneğin, makul fiyat ve istenen zamanda karşılanmasını arzu eden müşterilere hizmet verilen küresel bir rekabetortamı mevcuttur. Bu rekabet ortamında, yüksek kaliteli ve uygun fiyatlı ürünlerle müşteri talebine istenen süredecevap verilebilmesi gerekmektedir. Belirtilen hususlar ışığında, işletmelerin süreçlerini sürekli olarak gözdengeçirmeleri ve iyileştirme gereklilikleri karşımıza çıkmaktadır. Yapılan bu çalışmada ilk olarak, süreç kavramı vesüreç iyileştirme hakkında genel bilgiler verilmiştir. Uygulama kısmında ise ana hedef sektörü otomotiv yan sanayiolan ve tam zamanında üretim felsefesi ile çalışan müşterilere ürün tedarik eden, vasıflı çelik üretimi yapan birfirmada gerçekleştirilen süreç iyileştirme çalışmaları sunulmuştur. Çalışmada farklı süreç iyileştirme teknikleri(Kaizen, Neden-Sonuç Diyagramı, Poka-Yoke, 8D, Hata Türü ve Etkileri Analizi) bir arada kullanılmıştır.Öğe Geliştirilmiş bulanık SWARA ve bulanık CODAS yöntemleriyle tesis yeri seçimi: İmalat sektöründe bir uygulama(2023) Peker, Bilge Nur; Görener, AliFabrika, depo gibi tesisler kuruldukları andan itibaren işletmeyi artık o bölgenin tüm koşullarına bağlı kılmaktadır. Yanlış bir karar, uzun yıllar sürecek problemleri beraberinde getirebilmektedir. Bu nedenle, birçok kriteri içerisinde barındıran yer seçimi süreci oldukça önemlidir. Makalemizde, kompozit pervane imalatı gerçekleştiren bir işletmenin, yeni tesis yerinin belirlenebilmesi için bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Kriter ağırlıklarının belirlenmesinde Geliştirilmiş Bulanık Adım Adım Ağırlık Değerlendirme Oran Analizi (GB-SWARA), alternatiflerin değerlendirilmesinde ise Bulanık Birleştirilebilir Uzaklık Tabanlı Değerlendirme Yöntemi (B-CODAS) yöntemleri kullanılmıştır.Öğe Rekabet stratejilerinin işletme performansı üzerindeki etkisinde risk yönetimi uygulamalarının aracı rolüne yönelik bir araştırma(2024) Bay, Erkan; Karabulut, TuğbaGünümüzde işletmeler faaliyetlerini ekonomik ve politik istikrarsızlık, teknolojik gelişmeler, yoğun rekabet ortamı ve salgın hastalıklar gibi nedenlerle belirsiz ve karmaşık çevrelerde sürdürmektedirler. Bundan dolayı, işletmeler faaliyetlerini sürdürebilmek için çeşitli risklerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Belirsiz ve karmaşık çevrede faaliyet gösteren işletmeler, uygun risk yönetimi araçlarını kullanarak rekabet güçlerini artıracak stratejiler geliştirebilir, performans hedeflerine ulaşabilirler. Bu çalışmanın amacı, İstanbul Sanayi Odası’nın (ISO) 2020 yılına yönelik hazırladığı İlk ve İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listelerinde yer alan işletmelerin rekabet stratejilerinin performansları üzerindeki etkisinde risk yönetimi uygulamalarının aracı rolünü belirlemektir. Araştırmanın ana kütlesi ilgili listelerde yer alan 1000 işletme olup, örneklemi araştırmaya katılan 515 işletmedir. Araştırmada, rekabet stratejilerinin işletme performansını pozitif yönde etkilediği, rekabet stratejilerinin risk yönetimin pozitif yönde etkilediği, risk yönetiminin işletme performansını pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, rekabet stratejilerinin işletme performansı üzerindeki etkisinde risk yönetimi uygulamalarının kısmi aracı rolü olduğu gözlenmiştir.Öğe KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİNİN CEZAİ SONUÇLARI VE KARŞILIKSIZ ÇEK ÖZELİNDE BANKALARIN İMZA İNCELEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ(2024) Akaslan, DeryaÖzellikle bankacılık sisteminde en fazla kullanılan kambiyo senedi olduğunu söyleyebileceğimiz çek, ticari hayatta önemli bir yere sahiptir. Uygulamada, çek düzenleyen kişilerin çek hesabında yeterli karşılığı bulundurmaması nedeniyle çekin karşılıksız yazılması sonucu sıklıkla gündeme gelmektedir. Çekin karşılıksız yazılması ticari ilişkiler kapsamında çekin güvenilirliğinin azalmasına sebep olmaktadır. Karşılıksız çek yazılmasının önlemek ve ödeme kolaylığı sağlayan çeke olan güveni artırmak amacıyla kanun koyucu tarafından yıllardır çeşitli önlemler alınmaktadır. Ancak uygulamada görüldüğü üzere zaman içinde alınmış önlemler karşılıksız çıkan çeklerin sayısının azalmasını sağlayamamış aksine karşılıksız yazılan çek sayısı gün geçtikçe artmaya devam etmiştir. Amaç: Çalışmanın amacı Türk Hukukunda tartışmalı olan karşılıksızdır işlemine ilişkin konular ve bankaların imza inceleme yükümlülüğünün Yargıtay Kararları ışığında incelenmesidir. Yöntem: Çalışma kapsamında konuya ilişkin yasal düzenlemeler ve Yargıtay Kararları taranmıştır. Bulgular: Bankalar, yasal süresi içinde ibraz edilen ve yasal olarak geçerli çekleri ödemekle yükümlüdürler. Dolayısıyla, bankaların çekin ibrazı sonrasında hem çek üzerindeki imzayı hem de ilgili mevzuat kapsamında geçerli bir çek bulunup bulunmadığını incelemesi gerekmektedir. Özgünlük: Bu çalışmada Çek Kanunu ve ilgili diğer mevzuat doğrultusunda karşılıksız çek, cezai yükümlülükler ve bankaların sorumlulukları Yargıtay Kararları çerçevesinde araştırılmıştır.Öğe Mediating role of work engagement and moderating role of organizational structure in the effect of dark leadership on psychological contract(2023) Erdal Üngör, Jülide ; Bayraktar, OsmanIn the research, the relationship between the dark leadership perception, work engagement, psychological contract and organizational structure perceptions of white-collar employees of five-star hotels in Istanbul, Ankara and Antalya was analysed. In this regard, data was collected from 402 white-collar hotel employees through surveys. Frequency distribution analyses, reliability analyses, confirmatory factor analyses, correlation analysis, mediator and moderator effect analyzes were conducted. As a result of the analysis, it was determined that there was a significant and negative relationship between the perception of dark leadership and psychological contract and work engagement, and a significant and positive relationship between work engagement and psychological contract. In addition, it was understood that work engagement had a partial mediating role in the effect of dark leadership perception on psychological contract. Finally, it has been found that organizational structure has a moderating role in the effect of dark leadership perception on psychological contract.Öğe Öğrencilerin kariyer tercihlerine göre kişilik özelliklerinin kariyer değerleri üzerindeki etkisi: İşletme lisans bölümü öğrencileri üzerine bir araştırma(2018) Yavuz, Nihan; Sağlam, Mehmet; Ülgen, BelizBu çalışmada, İşletme lisans bölümü öğrencilerinin iş hayatında çalışmayı tercih ettikleri departmanlara göre, beş büyük faktör kuramı kişilik özelliklerinin kariyer değerleri üzerindeki etkisinin incelenmesi ve aynı zamanda bu tercihlerine göre hem kariyer değerleri boyutlarının hem de kişilik özellikleri boyutlarının ortalama düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İstanbul’da bir devlet üniversitesinde kolayda örnekleme ile belirlenen 414katılımcı öğrenciye, yüz yüze uygulanan anket aracılığıyla toplanan verilerin analizinde, SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada; frekans analizi, Kolmogorov-Smirnovtesti, faktör analizi, güvenilirlik testi ve kariyer değerleri üzerinde kariyer tercihlerine göre kişilik özelliklerinin etkisinin belirlenmesi için regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; muhasebe kariyer tercihi gösteren öğrencilerin güvenlik kariyer değeri ile uyumluluk kişilik özelliği; finans kariyer tercihi gösteren öğrencilerin teknik kariyer değeri; insan kaynakları kariyer tercihi gösteren öğrencilerin yönetimsel kariyer değeri ve uyumluluk kişilik özelliği; pazarlama kariyer tercihi gösteren öğrencilerin yaşam tarzı kariyer değeri ve deneyime açık kişilik özelliği göstermekte oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Öğe The effect of flexible working on job performance during the Covid-19 pandemic: The mediation role of job characteristics(2023) Sarpkaya, Elif; Bayraktar, OsmanThe aim of this research is to reveal the impact of flexible working arrangements on the job performance of employees in public institutions and regarding to this impact to try to explain the mediating role of job characteristics modeling. In this cross-sectional study, a quantitative research method was used and it was carried out in 2021 with the participation of employees working in municipalities. Analyzes were performed on 312 solid data. The questionnaire technique was used as a data collection tool and Flexible Working Scale, Job Characteristics Scale and Job Performance Scale were used. In analyzing data; skewness and kurtosis, normality, reliability, exploratory factor analysis, descriptive statistical analysis and mediation analysis were applied. Mediation analysis were performed with PROCESS Macro, and other analysis with Jamovi 2.3.18. According to the findings of this research, it was seen that there is a positive impact between flexible working and job characteristics and a negative impact on job performance. As a result, the main hypothesis that job characteristics play a mediating role in the relationship between flexible working and job performance was supported. This result is original and instructive for administrators since it is the first time that such a study has been conducted in the public sector.Öğe İnovasyon ile küresel rekabetçilik düzeyi arasındaki ilişkide ekonomik serbestliğin düzenleyici rolü(2020) Toker, Kerem; Görener, AliAmaç – Bu araştırmanın amacı, ülke ekonomilerinin inovasyon kabiliyeti ile küresel rekabetçilik düzeyleri arasındaki ilişkide ekonomik serbestliğin düzenleyici rolünü saptamaktır. Yöntem – Araştırma modelini test etmek amacıyla 2019 yılına ait üç farklı küresel rapordan (Küresel İnovasyon Endeksi, Ekonomik Serbestlik Endeksi ve Küresel Rekabetçilik Endeksi) elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırmaya her üç raporda da verisi bulunan ülkeler dahil edildiği için, 125 ülke araştırmanın kapsamını oluşturmaktadır. Araştırma hipotezini test etmek amacıyla gerçekleştirilen düzenleyici etki analizlerinde Hayes (2018) tarafından geliştirilen Process Macro programı ve korelasyon analizlerinde SPSS 25 istatistik programı kullanılmıştır. Bulgular – Regresyon analiz sonuçları, ülkelerin ekonomik serbestlik düzeylerinin, inovasyon ve küresel rekabetçilik düzeyi arasındaki ilişkide düzenleyicilik rolü olduğunu göstermiştir. Özellikle inovasyon kabiliyetinin orta düzeyi geçtiği durumlarda ekonomik serbestliğin düşük olması rekabetçlik üzerinde olumlu etkiye neden olmaktadır. Tartışma – Ülkelerin küresel rekabet gücünü arttırmak için uyguladıkları inovasyon politikalarında, ekonomik düzenlemelerin ihmal edilmemesi gereken kritik bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır. Küresel işletmelerin ise doğrudan dış yatırım kararlarında aday ülkenin inovasyon gücü yanında ekonomik düzenlemelerini de göz önünde bulundurmaları önerilmektedir.Öğe Kariyer gelişimi algısının işte kalma ve işten ayrılma davranışı üzerindeki etkisi: Psikolojik sözleşmenin aracılık rolü(2022) Çebi, Emine Hazal; Bayraktar, OsmanAmaç – Kariyer gelişimi algısının işte kalma ve işten ayrılma davranışı üzerindeki etkisinde psikolojik sözleşmenin aracılık rolünü incelemek amaçlanmaktadır. Yöntem – Araştırmanın evreni İstanbul il sınırlarında bulunan hizmet işletmelerinde görevli beyaz yaka çalışanlarıdır. Nicel desene sahip olan araştırmanın örneklem grubu “kartopu” örnekleme yöntemi ile seçilmiş olup katılımcılara 5’li Likert tipi anket uygulanmıştır. Anket, Demografik Bilgi Formu ve dört ölçekten oluşmaktadır: Psikolojik Sözleşme Ölçeği, Örgütte Kalma Niyeti Ölçeği, Örgütten Ayrılma Niyeti Ölçeği, Kariyer Gelişimi Ölçeği. Elde edilen veriler çözümlenmek üzere doğrulayıcı faktör analizi, değişkenler arası korelasyon analizi, geçerlilik ve güvenilirlik analizine tabi tutulmuştur. İstatistiksel analiz için SPSS 24.0 ve AMOS 24.0 ve PROCESS MACRO’dan yararlanılmıştır. Bulgular – Korelasyon analizinde, kariyer gelişimi algısı ile psikolojik sözleşme ve işte kalma değişkenleri arasında, alt boyutlarıyla birlikte anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler saptanmıştır. Yapısal yol modeli analizinde kariyer gelişiminin işte kalma niyetine etkisi doğrulanmış, ancak kariyer gelişimi ile işten ayrılma niyeti arasında istatistik olarak anlamlı etkisel bir ilişki bulunamamıştır. Aracılık analizinde psikolojik sözleşmenin işte kalma niyeti ile kariyer gelişimi arasında aracılık rolünün bulunduğu kanıtlanmıştır. Tartışma – Kariyer gelişimi ve işten ayrılma niyeti arasında istatistik olarak anlamlı ilişki bulunamamıştır. Bu sonuç başka araştırmalarla sınanabilir.Öğe COVID-19 algılanan stres ve tehdidinin, çalışanların iş yaşam dengesi ve motivasyonu üzerindeki etkisi(2021) Yılmaz, Büşra; Sağlam, MehmetAmaç: Bu çalışmada COVID-19’un yarattığı stres ve tehdit algısının, çalışanların iş yaşam dengesi ve motivasyonu üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Tasarım/Yöntem: Araştırmada basit tesadüfî örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri analizleri için SPSS 22.0 ve LISREL 8.7 istatistik paket programlarından yararlanılmıştır Google Forms’ta tasarlanan online anket yöntemi ile 390 katılımcıya ulaşılmıştır. Bulgular: Araştırma sonucunda algılanan stres ve tehdidin, çalışanların iş yaşam dengesi ve motivasyonunu anlamlı bir şekilde etkilediği saptanmıştır. Stresin iş yaşam dengesi ve motivasyon alt boyutlarının tümü üzerinde pozitif yönlü etkisi olduğu, tehdidin ise iş yaşam dengesi alt boyutlarının tümü üzerinde negatif, motivasyon alt boyutlarında ise sadece yönetsel motive araçları üzerinde negatif yönlü etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınırlılıklar: Çalışmanın 15 Nisan 2021-13 Haziran 2021 tarihleri aralığında yürütülmesi ve veri analizinin 390 katılımcı üzerinden gerçekleştirilmesi çalışmanın zaman ve kapsam sınırını oluşturmaktadır. Özgünlük/Değer: COVID-19 salgını hakkında çalışmalar yapılmasına karşın algılanan stresin ve tehdidin, çalışanların iş yaşam dengesi ve motivasyonuna etkisinin incelenerek işletmelerin çalışanlara yönelik stratejilere katkı sağlayabilecek sonuçlara ulaşılması, araştırmanın özgün değerini oluşturmaktadır.Öğe The effects of industry 4.0 on human resources management(Peter Lang Publishing Group, 2018) Bayraktar, Osman; Ataç, CananThe opportunity of the internet in terms of eliminating the distance and the ability to instantly transfer large data influence many areas of life, and deeply affect industrial production and processes. High-tech manufacturing operations feel these changes earlier. It is inevitable for the enterprises operating with traditional technologies to be exposed to this effect in parallel with the change of environmental structure. In this study, the concept of Industry 4.0 is considered as a concept and secondly how human resources managers perceive this process from the viewpoint of human resources management of the four advanced technology companies operating in the Bursa region is investigated. An in-depth interview method was used to gather information in the study. As a result of the research, the expectation is that the Industrial 4.0 transformation of the industry will deeply affect human resources management processes due to its business environment. At each stage, it is foreseen that technology-integrated business processes will cause some of the unskilled employees to lose their jobs, while the higher qualified employees will be needed more, but it will be difficult to find these employees and keep them at work.Öğe Reverse logistics in the electronics waste industry(IGI Global, 2019) Ayvaz, Berk; Görener, AliRecently, due to the rapid world population growth, decreasing of natural resources and raw materials, increasing environmental awareness, interesting for wasting raw materials, using produced products more efficiently, and reusing of sources is rapidly increasing. Nowadays, reverse logistics as an important business strategy for profitable and sustainability is becoming important. The effective implementation of reverse logistics gives companies a competitive advantage in sectors. Due to mentioned reasons firms intend to incorporate reverse logistics activities such as the recovery, remanufacturing, recycling or disposal. Reverse logistics has become increasingly important as a profitable and sustainable business strategy. Therefore, more and more manufacturers have adapted the practice of recovering value from returned products and integrate product recovery activities into their processes. The electronic industry is one of the fastest growing manufacturing industries and the main purpose of this chapter is to explore the opportunities for waste returns within this sector.Öğe Common audit deficiencies under the audit quality microscope(Springer Nature, 2021) Aksoy, Tamer; Biçer, Ali AltuğThe quality of an audit becomes visible as the auditor inspects the correspondence level between the established criteria and the presented information by using the International Standards on Auditing (ISA). The way of applying ISAs may differ in variety of situations in accordance with the auditor’s professional judgement. In this manner, trying to evaluate the quality of audits and how high quality audits can be achieved needs to be set by several indicators in accordance with International Quality Control Standard 1 (ISQC 1). Audit quality indicators are a combination of qualitative and quantitative measures, there is no single measure of audit quality. The use of Information Technologies (IT) through business methods and internal controls has preferably increased its importance for those same information technologies to be used in auditing and assurance services. New areas of auditing and assurance services have opened up with the digitalization process of the world. There has been argument about whether the IT will replace the accounting profession, whether IT systems will replace auditors. It is indisputable that using IT systems in auditing process increase the quality of the audit without increasing the time spent on the audited data. However, this introduces new technological and business risks that the auditor will need to assess. Accordingly, the expectation from the quality of auditing has increased, but what about the results of the regulatory bodies? Enhanced discussions, in turn, may strengthen audit quality. This chapter explains the key elements that create an environment for audit quality focusing on the audit deficiencies related to the inspection reports from the world’s audit regulators. Building/enhancing trust via audit quality cannot be formulized by algorithms or particular standards or obligations. The meaning of evaluation of audit quality depends on the conditions facing the auditor. Measuring professional skepticism, due care or professional judgement are critical factors affecting audit quality. For this reason a comparison is made between Turkish Oversight Authority (KGK) and International Forum of Independent Audit Regulators (IFIAR) inspection reports.Öğe Alternative marketing ethics within the context of the Madinah markets and Akhi organizations: The Anatolian approach(Igiad-Turkish Entrepreneurship & Business Ethics Assoc, 2020) Erdoğan, Bayram Zafer; Torlak, Ömer; Yılmaz, Cengiz; Özmen, Müjdat; İşlek, Mahmut SamiThis paper aims to explore the idea and practice of historical marketing in non-Western societies in terms of marketing ethics. Furthermore, it aims to provide novel insights into the evolution of the core subject matter of marketing science and exchange behavior regarding its present conceptualization. The paper is conceptual in nature, providing a historical depiction of exchange practices and then presenting an alternative account of the evolution of the ideas and practices of marketing that occurred in the Anatolian peninsula (Asia Minor) different from that of Western interpretations. Marketing is concluded to have been practiced and pondered about long before modernity. Indeed, marketing can be argued to date back as early as the 7th century. In addition, differing cultural and religious backgrounds may have led to unique understandings of marketing. As argued contrary to Western interpretations, the Anatolian approach presents different primary motives for exchange. These include not only individual interests and desires but also the well-being of society at large in addition to spiritual advancement. We argue that contemporary Western interpretations of marketing cannot be generalized to all marketing contexts. Accordingly, a culturally and historically rooted approach is presented to shed light on the depth and diversity of human exchange behavior and ethical perspective in the context of Anatolia.Öğe Başarı kültürünün gelişimini etkileyen faktörlerin halkbilimi epistemolojisinden analizi(Geleneksel Yayıncılık, 2022) Kasımoğlu, Murat; Altın, Yusuf Ayaz; Kasımoğlu, HandanBu çalışma halkbiliminin epistemolojik olarak toplumsal kültürü nasıl etkilediğini incelemektedir. Ayrıca toplumların kolektif olarak nasıl hareket ettikleri üzerindeki etkilerini de çok yönlü olarak ele almaktadır. Bu çerçevede halkbiliminin bilimsel yaklaşımı ve çerçevesi dikkate alınarak Geert Hofstede’in modelinin değerlendirmesi yapılmıştır. Modelde toplumların yapısal özellikleri çerçevesinde aksiyon ve başarı odaklı yapı ve sistem geliştirmeleri değerlendirilmektedir. Özellikle küresel sistem içerisinde toplumların temel rekabet gücünü belirleyen kültürün anlaşılması çok önemlidir. Tutum ve davranışların yapısını yönlendiren temel faktörlerin toplumların başarısındaki etkisi büyüktür. Çalışmada Türk kültürünün temel özellikleri Hofstede’in geliştirdiği boyutlar üzerinden analiz edilmiştir. Geçmişten günümüze toplumsal yapımızın değerleri ve tutumları belirlenmiştir. Böylece kendi değerlerimizin gelişimi, değişimi ve dönüşümünün özellikle dijitalleşen yeni çağda nasıl bir gelişim göstereceğini değerlendirmek mümkün olacaktır. Bugün her alanda yaşanan büyük dijital dönüşüm halkbiliminin temel epistemolojisini de etkilemekte ve yeni izlekler oluşturmaktadır. Bu yeni uçların anlaşılması da ülkemizin dinamikleri açısından önem taşımaktadır. Sonuç olarak başarı kültürünü özellikle halkbilimi penceresinden ele aldığımız zaman destanlar, masallar ve dolayısıyla somut olmayan kültürel miras bu anlamda önemli bir yere sahiptir. Bu yaklaşımlar ile Türk kültürünün küresel sistem içerisindeki yapısını karşılaştırmalı olarak folklor epistemolojisi ile kanıta dayalı bir şekilde değerlendirmek mümkündür. Bu alanların yapısal olarak birbiri ile ilişkisi üzerinden konunun ele alınması toplumların kararları, eğilimleri, birliktelikleri ve paylaşılan değerleri hakkında bize detaylı bilgi sunmaktadır. Çalışmamızda halkbilimi aracılığı ile kuşaktan kuşağa aktarılan toplumların birikimlerinin ve değerleri ile oluşan yapılarının, özellikle bireylerin duruşları ve katılımcılığını nasıl etkilediği ele alınmaktadır. Destan, masal, hikâye ve türkü gibi anlatılar toplumların ortak bilişsel özelliklerinin gelişmesine yönelik olarak kestirim modeller geliştirmektedir. Bu da toplumların gelişmesinin bir sonraki aşamaya geçişini kolaylaştırmakta ve daha rekabetçi bir yapı oluşturmasını desteklemektedir. Çalışma kapsamlı bir literatür incelemesi, kavramsal model tasarımı ve ampirik verilerin değerlendirilmesi ile yönlendirilmiştir. Sonuç olarak, toplumların birikimleri ve değerleri, değiştirilmesi çok güç olan izlekler ve kestirim yollar geliştirir. Bu nedenle süreçlerin temel parametresi halkbilimi unsurlarının eklektik çerçevede analiz edilmesi başarı kültürünün geleceği açısından oldukça derinlikli bir vizyon ortaya koymaktadır. Türk kültürünün altı boyut ile ele alınması özellikle de halk bilimi gibi derin bir kavramsal kapsama sahip olan alanın çerçevesi dikkate alınarak makro-mezo ve mikro düzey yaklaşımlar oluşturulması ülkemizin politikaları açısından önemlidir. Eğitim, girişimcilik, kalkınma ve başarı odaklı bir toplum oluşturmada sürecinde halk bilimi epistemolojisi temel çerçevesi dikkate alınarak bir çerçeve değerlendirilmiştir. Böylece halk biliminin toplumsal başarı ve gelişme üzerindeki etkisi ve ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır.Öğe Hirose Yöntemi ile Marka Değerinin Belirlenmesi ve Marka Değeri ile Şirket Değeri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Arçelik-Vestel ve Ford Otosan-Tofaş Karşılaştırması(Sra Academic Publishing, 2021) Can, Günay; Sağlam, MehmetIn today's world where competition is increasing day by day, companies attach importance to marketing activities as much as production in order to maintain their efficiency in the market and to enter new markets. For this reason, the issue of brand and brand value, which is one of the building blocks of marketing activities, is very important. The aim of this study is to measure the brand value of Arçelik, Vestel, Tofaş and Ford Otosan companies with the Hirose method, which was introduced to the literature by the Japanese Ministry of Commerce as one of the brand value measurement methods, and to examine the relationship between it and company value. While calculating the brand value with the Hirose method, prestige variable, loyalty variable and expansion variable parameters were used. While calculating the value of the company, the market based valuation approach was chosen and the ratios of Price / Earnings, Price / EBITDA, Price / Net Sales, Market Value / Book Value were used. Research findings showed that while the brand value of Arçelik, Ford Otosan and Tofaş companies decreased over the years, the brand value of Vestel increased. It has been observed that all four companies in the study have increased company values over the years. As of 2020, brand values of Arçelik and Vestel were above company values, while the brand values of Ford Otosan and Tofaş remained below company values. In order to examine the effect of brand value on company value, individual regression analysis was performed for each brand. According to the results, the effect of brand value on company value was not revealed for other brands except Arçelik brand.Öğe Öğretmenlerde meslektaş ilişkilerinin tükenmişlik duygusuna etkisi(Sobibder, 2021) Yıldırım, Bihter; Bayraktar, OsmanBu araştırmanın temel hipotezi, meslektaş ilişkileri ölçek puanlarının, tükenmişlik duygusunu ölçek puanlarını etkilediği biçiminde belirlenmiştir. Temel hipotezin dışında, katılımcıların demografik faktör düzeyleri ile tükenmişlik algısı arasında istatiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu varsayımına ilişkin hipotezler test edilmiştir. Meslektaş ilişkileri kavramsal yapısını ölçmek için Oranje (2011) tarafından geliştirilen Meslektaş İlişkisi Algısı Ölçeği, tükenmişlik kavramsal yapısını ölçmek için Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Her iki ölçek de Likert tipi ve beş düzeylidir. Araştırma Yalova ilinde görev yapan öğretmenler arasında gerçekleştirilmiştir. Veriler kolayda anket yöntemi ile toplanmış, araştırmaya cevap veren katılımcılardan 313’ünün verileri istatistik analiz için uygun bulunmuştur. Toplanan veriler, IBM SPSS 22.0 yazılım programı ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda meslektaş ilişkileri ile tükenmişlik arasında anlamlı ve negatif bir ilişki tespit edilmiş ve temel hipotez doğrulanmıştır. Katılımcıların yaş düzeyleri, medeni durum, çocuk sayısı, çalışma kıdemi ve eğitim düzeyinden oluşan demografik özellikler ile tükenmişlik arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiş, ikincil düzeyde H0 hipotezleri reddedilememiştir. İlgili yazın incelendiğinde meslektaş ilişkileri ile tükenmişlik duygusu ilişkisini ele alan çalışmaya rastlanılmamıştır. Araştırmanın bu yanıyla ilgili alanyazın açısından özgün olduğu düşünülmektedirÖğe Sağ siyaset geleneğinde siyasal pazarlamanın propaganda dili olarak seçim beyannameleri: “Demokrat Partiden Adalet ve Kalkınma Partisine” seçim beyannamelerindeki politika alanları(Kadim Yayınları, 2021) Torlak, Ömer; Tiltay, Muhammet AliSeçim beyannameleri içerdiği vaatler ve politika öncelikleri bakımından siyasal pazarlamanın seçmen davranışını etkilemede önemli araçlarından biri olabilmektedir. 1950-2018 seçim dönemlerinde mecliste temsil hakkı kazanan Türkiye’deki sağ siyasi gelenek içerisinde yer alan partilerin seçim beyannameleri bu çalışmada incelenmiştir. Siyasi partilerin hangi politika alanlarına öncelik verdikleri ve seçim dönemleri itibariyle söylemlerinde değişim olup olmadığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Sağ siyaset geleneği içerisinde yer alan partilerin seçim dönemlerinde özgürlük ve demokrasi, siyasi sistem, ekonomi, refah ve yaşam kalitesi ile sosyal gruplar politika alanlarında ve bunların alt kategorilerinde söylemlerinin daha fazla yoğunlaştığını söylemek mümkündür. Siyasi partilerin seçim dönemleri bağlamında kendi söylemlerinin oranının değiştiği ve odaklandıkları politika alanlarının birbirinden farklılaştığı ortaya çıkarılmıştır.Öğe Covid-19 pandemi sürecinde tüketici davranışları ve e-ticaretteki değişimler(Antalya Akev Üniversitesi, 2021) Hacıalioğlu, Ahmet Batur; Sağlam, MehmetDünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın ilan edilen Covid-19 tüm dünyada ekonomileri ve sosyal hayatları etkilemiştir ve etkilemeye de devam edeceği öngörülmektedir. Devam eden salgınının ne kadar süreceği belli olmadığı için Covid-19 pandemisinin etkilerinin ne zaman sonlanacağı ve yeni ne değişimler getireceği belirsizliğini korumaktadır. Derleme makale olarak hazırlanan bu çalışma geniş çaplı literatür taramasından oluşmuştur. Bu çalışmada Covid-19 pandemisinin etkileri ve yeni normal hayatın getirdikleri ile Covid-19 pandemisi süreci ve karantina kısıtlamalarının tüketici davranışlarına ve e-ticarete olan etkileri incelenmiştir. Tüketicilerin gerek hastalık korkusu gerek ise kısıtlamalardan dolayı tüketim alışkanlıkları ve satın alma şekilleri değişmiştir. Stoklanabilir gıda ürünlerinin ve hijyen malzemelerinin satın alınması artış göstermiştir. Satın alma şekli de daha güvenli ve daha az temassız olduğu düşüncesi ile daha fazla e-ticaret üzerinden yapılmaya başlanmıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre değişen tüketici davranışlarının bir kısmının kalıcı olacağı öngörülse de hangilerinin devam edeceği Covid-19 pandemisi sürecinin sonunda yapılacak araştırmaların verileri ve sonuçları ile belli olabilecektir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »