TÜRK İŞ HUKUKUNDA İKALE
Küçük Resim Yok
Tarih
2023
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
İş sözleşmesinin tarafların anlaşmasıyla sona ermesi olarak da adlandırılabilen ikale sözleşmesi kanunlarımızda açık şekilde düzenlenmiş değildir. İş güvencesine ilişkin yasal düzenlemelerin ve uygulamaların akabinde ikale sözleşmesinin daha yaygın hale gelmeye başladığı söylenebilir. İkale sözleşmesinin kurulmasına ve tarafların edimlerine ilişkin olarak iş hukukunun ve borçlar hukukunun tatbike elverişli temel ilkeleri kılavuz rolü üstlenmektedir. İradelerin sıhhati, iptal edilebilirlik ve özellikle makul yarar ölçütü bakımından öğretideki görüşler ve Yargıtay kararları ikale müessesesine yön vermektedir. İkalenin işçinin ve işverenin lehine veya aleyhine sonuçları söz konusu olabilmektedir. İkale teklifinin işçiden ya da işverenden gelmesi de ikalenin geçerliliği ve sonuçları açısından farklılıklar yaratabilmektedir. İşverenin işçiyi ikalenin anlam ve sonuçlarına ilişkin bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğü, ikalenin en hassas noktalarındandır. Fakat bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmemiş olması her durumda ikaleyi geçersiz kılmayacaktır. İşçinin yaşı, yetkinliği, eğitim seviyesi, statüsü, pozisyonu gibi kişiye özgü nitelikler, ikalenin anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavrayamayacağı noktasında değerlendirme kriteri olarak esas alınmaktadır. Bunun yanı sıra ikale teklifinin işçiden gelmesi durumunda da bu yükümlülüğün çok sıkı şekilde aranmayacağını belirtmek mümkündür. Geçerli bir ikale sözleşmesinin, ikalede belirlenen edimlerin de gereği gibi yerine getirilmesiyle birlikte diğer sona erme sebepleri neticesinde dava açılmasına kıyasla her iki tarafın menfaatine olacağını söylemek mümkündür.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
İkale, Makul Yarar, İş Güvencesi, Aydınlatma Yükümlülüğü, İşçinin Korunması İlkesi
Kaynak
Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
18
Sayı
2