Erdoğan, Mustafa2014-10-132014-10-1320111305-7820https://hdl.handle.net/11467/613Gerek demokrasi gerekse anayasal yönetim çağımızın önde gelen siyasî idealleri arasında yer almaktadır. “Anayasal demokrasi” terimi bu iki ideali birleştiren bir rejim modelini ifade etmektedir. Ancak bu terim aynı zamanda kendi içinde bir gerilimi de barındırmaktadır. Anayasacılıkla demokrasi arasındaki gerilimin en belirgin şekilde kendini gösterdiği alan “anayasa yargısı”dır. Anayasa yargısının demokratik meşruluğu sorunu son yıllarda Türkiye’de de tartışılmaktadır. Bu makalede Türkiye Anayasa Mahkemesi’yle ilgili asıl sorunun onun demokratik çoğunlukları anayasal yönetimin gerekleriyle sınırlamasından ziyade, ideolojik devlet iktidarı adına sınırlaması olduğu savunulmaktadır.Democracy and constitutional government are considered two prominent political ideas today. “Constitutional democracy” represents the regime model which combines these two ideals. The term, however, containes a tension within itself, one between democracy and constitutionalism. This tension manifests itself more specifically in constitutional justice. Debate on the democratic legitimacy of constitutional review has recently been undergone in Turkey as well. In this paper I argue that the main problem with the Constitutional Court of Turkey is that it constrains elected majorities for the good of ideological state rather than by the demands of constitutional government, such as human rights and rule of law.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessDemokrasiAnayasa YargısıTemel Hakların KorunmasıAnayasa MahkemesiDemocracyConstitutionalismConstitutional JusticeProtection of Basic RightsTurkish Constitutional CourtDemokrasi, anayasa yargısı ve Türkiye örneğiDemocracy and constitutional justice: the Turkish caseArticle1082718131611