Nas, Alparslan2017-05-292017-05-292017978-605-65119-9-8https://hdl.handle.net/11467/16251st International Conference on New Trends in CommunicationReklamın ve reklamcılığın günümüz toplumundaki rolü, farklı disiplinlerden akademisyenler tarafından çeşitli felsefi bakış açılarıyla tartışılmıştır. Reklam olgusuna eleştirel teorinin perspektifinden yaklaşan Sut Jhally, Robert Goldman ve Judith Williamson gibi akademisyenler, reklamı iktidar, hegemonya ve ideoloji bağlamında işlev gören bir aygıt olarak değerlendirmişlerdir. Tüketim kültürünü sürdüren bir araç olarak reklam, toplumsal cinsiyet, sınıf ve ırk eksenli egemen anlatıları öne çıkarmakla suçlanmış ve toplumsal eşitsizlikleri meşrulaştırdığı yönünde eleştirilere maruz kalmıştır. Diğer yandan, Jerry Kirkpatrick ve Barbara J. Phillips gibi akademisyenler ise, öne sürdükleri bireysel, toplumsal ve felsefi argümanlarla reklamın sağladığı imkânlara işaret etmişlerdir. Reklamın işlevi noktasında iki ayrı kutuptan oluşan mevcut tartışma kapsamında yazar Thomas Kolster “goodvertising” (iyi reklamcılık) kavramını önermiştir. Reklamın olumsuz işlevlerini de göz önünde bulundurmakla birlikte Kolster, “dikkate alan yaratıcı reklamcılık” olarak tanımladığı iyi reklamcılık ile reklamın toplumsal yarar sağlama noktasında önemli bir işlev görebileceğini beyan etmiştir. Ayrıca, çeşitli küresel markaların reklamlarından hareketle Kolster, markaların iyi reklamcılık uygulayarak kurumsal değerlerini daha iyi bir dünya için ön plana çıkarmaya başladıklarını belirtmiştir. Kolster’in analizinden hareketle bu çalışma gerçekleştireceği teorik tartışmayla, iyi reklamcılık yaklaşımının, reklamı eleştiren veya savunan farklı konumlanmalara üçüncü bir perspektif sağlayarak reklam felsefesine katkı yaptığını iddia etmektedir.The role of advertising in contemporary society have been critically assessed by various scholars in the discipline from several philosophical standpoints. Engaging in a theoretical elaboration of advertising from the perspective provided by critical theory, several scholars including Sut Jhally, Robert Goldman and Judith Williamson, have pointed out the ways in which advertising is instrumentalized as a tool of power, hegemony and ideology. Considered as a driving force of consumer culture, advertising has been accused of promoting hegemonic narratives of gender, race and class; that tend to that legitimize social inequalities. On the other hand, scholars such as Jerry Kirkpatrick and Barbara J. Phillips argued against the critiques by pointing out the useful functions of advertising based on individual, social and philosophical grounds. Between the two poles of this discussion, recently advertising expert and critic Thomas Kolster offered a new concept, “goodvertising”. Defined as “creative advertising that cares”, Kolster argues that advertising can be a force for social good despite its negative applications in the sector. He further suggests that brands will eventually put more emphasis on their corporate values for a better world and apply a goodvertising perspective more often in the near future by providing examples from various global brands. Drawing upon Kolster’s analysis by a theoretical discussion, this paper argues that goodvertising suggests a viable alternative to the debates in the philosophy of advertising and constitutes a distinctive position in between advertising’s critique and its defenses.eninfo:eu-repo/semantics/openAccessİyi ReklamcılıkMarkaPazarlama İletişimiReklam FelsefesiBrandingGoodvertisingMarketing CommunicationPhilosophy of AdvertisingGoodvertising: a new perspective in the philosophy of advertisingİyi reklamcılık (goodvertising): reklam felsefesinde yeni bir perspektifConference Object302313